pelargonidin

Elhamdreamland!

1 not

Hepimize yeni bir hayat lazım, haklısınız. En çok gerekenlerden biri de benim sanırım.

Şu günlerde yıllardır tek bir hayata tutunmak istemek de nereden geliyor diye sorguluyorum. Ne beni bu kadar bağlamış olabilir ki yani? diye düşünürken aklıma geliyor unutmak istediğim zamanlar. ‘Doğru ya’ diyorum ‘o senin hayallerini çaldı, aptal! Nasıl unutabilirsin bunu?’

Sonuçta kaç kişi sana güzel hayaller kurdurttu? Kaç kişi aklından geçmeyen fikirlerle aklını çeldi? Kaç kişi sana bir söz verdi? Kaç kişi bana güven dedi? Hayır sanki kaç kişi sana seni seviyorum dedi? Bir de üstüne kaç kişi bütün bu dediklerini unutup, bütün hayallerini elinden alıp, elinden almakla kalmayıp hepsinin içine sıçıp bir de üstüne ilişki için duygu lazım o da bende yok dedi? Kaç dil seni seviyorum derken, bende öyle bir duygu yok dedi?

Söyleyince size de unutulacak gibi gelmiyor değil mi? Unutulmuyor da zaten. Yutuluyor sadece söylenenler.

Sonuçta onun bu yaptığı ilk değil, benim de ona güvenerek yaptığım ilk aptallık bu değil, değil mi? Her neyse.

Şimdi sanki içimde aklını başına almış biri var gibi geliyor ve hep diyor ki;
Bırak her gece onun o havaalanında acıbadem tutan elinin fotoğrafına bakmayı,
Bırak artık o ellerin senin ellerini bir gün tekrar tutacağını düşünmeyi,
Unut artık o güzel sandığın vedaları, heyecanlı sandığın buluşmaları,
Unut tutulur sandığın sözleri, dönülür sandığın yolları, verdiğin yılları,
Unut mutlu olduğunu hissettiğin zamanları, 
Unut kahkahalarını.
Vazgeç diyor sonra.. Beklemekten, özlemekten.
Git diyor.. Uzağa, en uzağa, ondan uzağa, onsuzluğa. 

Şimdiki görevim bu.
Başaracağım.

62 not

guzellesbeolum:

Erken vazgeçişlerim vardı benim,
Seninse erken tükenişlerin,
Ve gece uygun değildi beklemeye..
Yİne de bekledim…

Nilgün Marmara